Eskiler der ki, "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır." Ancak içine emek, samimiyet ve dostluk da katıldığında o hatır, kırk yılın da ötesine geçer. İşte Çınarcık sahilindeki Coffee Giby, tam da bu duygunun adresi...
Yaz
mevsiminde Marmara'nın en canlı sahil ilçelerinden biri olan Çınarcık, bu kez
denizinin mavisiyle değil, kıyıya yayılan taze kahve kokusuyla da dikkat
çekiyor. Sahile birkaç adım mesafede kapılarını açan Coffee Giby,
yalnızca kahve içilecek bir mekân değil, sohbetlerin alabildiğine uzadığı,
zamanın yavaşladığı, insanların yeniden birbirini dinlemeye başladığı sıcak bir
yaşam alanı olmayı hedefliyor.
Geçtiğimiz
günlerde eşimle birlikte bu yeni mekânı ziyaret ettiğimizde daha ilk
dakikalarda bunun sıradan bir kafe olmadığını hissettik. Kapıdan içeri girer
girmez karşılayan içten bir “Hoş geldiniz”, özenle hazırlanmış
dekorasyon, denizden gelen hafif esinti ve fonda kulağı yormayan müzik... Günün
telaşı, daha ilk yudum gelmeden geride kalıyor.

Her
ayrıntıda emek hissediliyor
Bugün
birçok işletmede şık dekorasyon görmek mümkün. Ancak bir mekânı farklı kılan,
duvarlarının ya da kullanılan malzemelerin renk harmonisi değil, içine katılan
emektir.
İnanın
Coffee Giby'de bunu her ayrıntıda görmek mümkün.
Hazırlanan
her fincan kahve aceleye getirilmiyor. Arabica çekirdeklerinin aroması özenle
korunup, espresso, filtre kahve ve üçüncü nesil demleme seçenekleri aynı
titizlikle hazırlanıyor. Kahvenin yanında sunulan taze tatlı ve atıştırmalıklar
da bu özeni taçlandıran ayrı detaylar.
İşte
tam da burada, insanın aklına ister istemez şu düşünce geliyor: “Demek ki
hâlâ yaptığı işe sevgisini katan insanlar da varmış.”
Manzara
deniz, eşlikçisi ise kahve…
Coffee
Giby'nin
en büyük ayrıcalıklarından biri de fiziki konumu. Çınarcık sahilinin hareketliliğini
izlerken bir yandan kahvenizi yudumluyor, diğer yandan dalga seslerinin
oluşturduğu doğal fonun tadını çıkarıyorsunuz. Özellikle gün batımına yakın
saatlerde oluşan atmosfer, uzun zamandır görüşemeyen dostların sohbetini de,
kısa bir mola vermek isteyenlerin sessizliğini de aynı sıcaklıkla ağırlıyor.
Burada
zaman, sanki biraz daha yavaş akıyor. Kim bilir, belki de mekânın en çarpıcı
lüksü tam da bu...
Coffee
Giby
ise, yalnızca bir kahve mekânından çok, gerçek bir aile emeğinin ve dayanışmasının
ürünü. Mekânın hikâyesini dinlediğimizde, genç bir girişimci kardeşimizin
ailesinin desteğini de arkasına alarak hayalini gerçeğe dönüştürme cesaretine
tanıklık ettik.
Gizem
Ezgi Afşar
yalnızca yeni bir işletme açmamış; Çınarcık'ın sosyal yaşamına samimiyet
katacak bir buluşma noktası oluşturmuş…
Misafirlerle
kurulan sıcak iletişim de bunun en somut göstergesi.
İnsan
orada kendini müşteri gibi değil, ilk kez geldiği bir dost evinde
ağırlanıyormuş gibi hissediyor.
Başarı
bazen küçük ayrıntılarda gizlidir
Bir
kahve işletmesinin başarısını yalnızca fincana doldurduğu kahve belirlemez.
Sunulan ürünün yanında güler yüz, temizlik, sunum, ilgi ve de en önemlisi,
misafirin uğurlanırken yeniden gelmek istemesini sağlayan sıcacık bir samimiyet
duygusudur aslolan...
Coffee
Giby,
henüz ilk günlerinde olmasına karşın, bu ayrıntıları önemseyen anlayışıyla
dikkat çekiyor.
Yaz
boyunca Çınarcık'a gelecek binlerce tatilci için de yeni bir keşif noktası
olmaya aday.
Kahvenin
bıraktığı tat, dostluğun bıraktığı iz…
Mekândan damağımızda kalan kahvenin aromasına, yediğimiz anne eli değmiş tart ve atıştırmalıkların lezzeti, aynı zamanda ambiyansın bıraktığı etkiyi de ekleyerek ayrıldık.

Dip not: Değerli okurlar bazen bir fincan kahve, sadece kahve
değildir. Kâh umut olur, kâh cesaret. Kimi zaman da deniz kıyısında başlayan
yepyeni bir hikâyenin ilk satırı...
Ve Coffee Giby, işte tam da
böyle bir hikâyenin adı...
Dilerim yolu açık, emeği bereketli, kahvesi kadar sıcak dostluklara ev sahipliği yapacağı upuzuuuun yılları olur...

Yorumlar (0)
Yorum Gönderebilirsiniz